'Rus'u durdurun'

Suskun kalan dünya kamuoyuna karşı bir haykırış ve Rus askeri saldırılarının parasını ödeyen Batı'ya bir ihtar ve ikaz şeklinde kaleme alınan Le Monde gazetesindeki yazıda, Çeçenlerin hunharca katledilmesine seyirci kalınması acı ifadelerle kınandı.

Çeçenlere duyarsız kalan İslam dünyasının yüzünü kızartacak nitelikteki Le Monde'un başmakalesinin ilk paragrafında insanlığa şöyle seslenildi:

"Slobodan Miloseviç, Kosova halkının isyanını kanla bastırmaya kalkıştığında, Amerikalılar ve Avrupalılar buna engel olmuşlardı. Endonezya ordusu, ülkenin eyaletlerinden biri olan Doğu Timor'un başşehrini yakıp yıkmaya giriştiğinde, Birleşmiş Milletler kuvvet kullanarak müdahale etmişti. Neredeyse üç aydır Rus ordusu Çeçenistan'ı tahrip ediyor; bu ordu, başkent Grozni'nin bütün halkının ya şehri terketmek veya toptan öldürülmekten birini seçmesini açıkça ve alenen ilan ediyor. O halkın üzerine 24 saat aralıksız bomba yağdırıyor. Hastaları, çocukları, yaşlıları, sakatları sağlam binası kalmamış bir şehrin mahzenlerinde aç, susuz ve ilaçsız bir esarete mahkum ediyor. Ve, iki aydan fazla zamandır devam eden bu barbarca saldırı karşısında, Yeltsin iktidarını paralarıyla destekleyen Batılıların ağzından insanı kahreden şu 'hiçbir şey yapılamaz' lafından başka söz çıkmıyor."

"PUTİN'İN , SEÇİMLERİ KAZANMA YATIRIMI"

Bu seslenişin ardından şöyle denildi:

"Batılılar, milletlerarası toplumun geri kalan üyeleri gibi, Moskova'nın, (Çeçenistan'ın da bir parçasını oluşturduğu) Rus Federasyonu içindeki terörizme karşı mücadele etme hakkı olduğuna itiraz etmiyor. Ama söz konusu olan sahiden terörizm mi? Zira Miloseviç de UÇK'nın 'Arnavut terörü'nden dem vuruyordu. Aslında Çeçenistan'da oynanan oyun bambaşkadır: Başbakan Vladimir Putin, bu iğrenç intikam savaşını, 19 Aralık seçimlerini kazanabilmek için istismar ediyor. Yeltsin idaresinin mali skandallarının sebep olduğu gürültü ve patırtıyı, generallerini attıkları top sesleriyle boğmaya çalışıyor. Zaten bu ikinci Çeçen savaşının çıkış sebebi, Dağıstan'daki elverişli provokasyonlar ile Moskova'daki esrarengiz suikastlar arasında karanlık bir nokta olarak kalıyor."

Rusya'nın canının istediği gib icinayetler işlemesinin kabul edilemez olduğuna dikkat çekilen yazıda şu tespitler yapıldı:

"Rus başbakan dilediğini yapmakta hür görünüyor. Çünkü demokrasinin ve insan haklarının gelişmesini sağlamakla görevli olan Avrupa Konseyi, Rusya'yı üyelikten çıkarmayı düşünmüyor. Rusya, kendisine dört yıl önce kapılarını cömertçe açan ve önümüzdeki hafta Berlin'de bakanlar düzeyinde bir toplantı yapacak olan dünyanın en sanayileşmiş sekiz ülkesinin oluşturduğu G-8'den kovulmak tehdidi ile de karşı karşıya bulunmuyor. Biz şimdi Berlin'de soğuk savaş sonrasının bu şaşırtıcı manzarasına şahit olacağız. Zira orada yedi Batılı devlet, daha dün Boris Yeltsin'in ağzından nükleer silah kullanma tehdidinde bulunmuş Rus 'müttefik'leriyle birlikte masaya oturacaklar..."

"KİMSE RUSYA'YA SAVAŞ AÇALIM DEMİYOR"

Le Monde'un özellikle Batılı ülkelere yaptığı Çeçenleri koruma çağrısı şu ifadelerle sona erdi:

"Kimse Rusya'ya savaş açalım demiyor. Fakat 'bir şeyler yapabiliriz' diyoruz. Batılılarla ekonomik ve ticari birlikteliğin bazı siyasi şartları da bulunduğunu ve bu şartlara uymamamın da bir bedeli olduğunu Rusya'ya anlatabiliriz. Rus halkına doğrudan zarar vermeyecek ekonomik yatırımlara bile gitmeden çok geniş bir baskı yapma alanı var elimizde. Mesela; Rusya'nın üyeliğini G-8 içinde askıya alabilir, İsviçre veya başka yerlerdeki bankalarda bulunan Moskova oligarşisinin hesaplarına el koyulabilir, Avrupa Birliği ile Rusya Federasyonu arasındaki teknik işbirliğini durdurabiliriz.

Bugünlerde Helsinki'de toplanmış olan Avrupa Birliği zirvesi bunun bir örneğini vermelidir. Böyle bir yaptırıma gitmekle Rus milliyetçiliğinin ve militarizminin ortaya çıkmasından da korkmamak gerekir. Çünkü o korkulan şey, bugün Çeçenistan'da çoktan iş başında bulunuyor."

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



İşgalcilerden vahşi işkence

DIŞ HABERLER SERVİSİ

İsrail işgal devleti, dünyada işkenceye kanunen izin veren tek devlet olarak bilinmektedir. Bu yüzden özellikle intifadanın başladığı 1987'den bu yana onlarca Filistinli işkence yüzünden hayatını kaybetti. İşte işgalci siyonistlerin işkencedeki vahşetlerini gözler önüne seren bir örnek daha:

İşgal devletinin işkenceyle görevli elemanları, Batı Yaka'nın Beytlahm bölgesinden olan ve henüz 17 yaşında, yani yasal yükümlülük yaşının altında bulunan Raid Mahlid el-Hımeri'yi kaldığı el-Meskubiye zindanında tek kişilik bir hücreye kapattılar. Üç gün süreyle onu burada bekleterek hiç kimseyle görüştürmediler. Sonra işgal devletinin Filistinlilere işkence etme hakkı tanıdığı, daha doğrusu onlara işkence etmekle görevlendirdiği BAŞAK (Shin-bet) elemanlarından sekiz kişi yanına girdi. Bu kişiler, el-Hımeri'yi önce ölümle tehdit ettiler. Sonra bedeninin değişik yerlerinde sigara söndürdüler. Yaptıkları işkenceler neticesinde kendilerinin önceden hazırlamış oldukları bir ifade metninin altına imza attırdılar. el-Hımeri zorla ve işkenceyle imzaladığı ifade metnini hiç okuma fırsatı bile bulabilmiş değildi. Shin-Bet'in elemanları bu kadarını yapmakla da yetinmediler, el-Hımeri'ye altına imza attığı ifade metnini daha sonra inkar etmesi durumunda kendisini aynı hücreye yeniden kapatacaklarını ve aynı işkenceyi yeniden yapacaklarını bildirdiler. Buna ek olarak kendileri aleyhine herhangi bir şikayette bulunmamasını ve mahkemenin ertelenmesi talebinde bulunmamasını bildirdi, aksi takdirde daha kötü işkencelere maruz kalabileceğini söylediler.

Raid Mahlid el-Hımeri'ye yapılan bu işkenceleri Uluslararası İnsan Hakları Dayanışma Örgütü gün yüzüne çıkardı ve onun bedeninin değişik yerlerinde sigara söndürüldüğünü belgeleyen fotoğrafları da yayınladı. Adı geçen örgüt konuyla ilgili açıklamasında bu fotoğrafların, siyonist işgal devletinin işkencede nasıl sınır tanımadığını ve henüz çocuk yaşında kabul edilenlerin bile İsrail'in işkencelerinden nasiplerini aldıklarını açıkça gözler önüne serdiğini dile getirdi.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Hırvatistan Devlet Başkanı Franjo Tudjman öldü

ZAGREB

Hırvatistan Devlet Başkanı Franjo Tudjman, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Altı haftadan beri karnındaki rahatsızlık sebebiyle hastanede tedavi gören Tudjman'ın öldüğü bildirildi. Hırvatistan devlet televizyonu, normal yayın akışını keserek, Devlet Başkanı Tudjman'ın öldüğünü açıkladı. 77 yaşındaki Tudjman, 1996 yılından beri kanser ile mücadele veriyordu. Devlet televizyonundaki yanının ardından Devlet Başkan Vekili Parlamento Sözcüsü Vlatko Pavletiç, "Anayasa ve mukadderat gereği, devlet adamı ve bağımsız Hırvatistan'ın ilk Devlet Başkanı Franjo Tudjman'ın kalbinin artık çarpmadığını bütün vatandaşlara duyurmak benim görevimdir" dedi.

Pavletiç, Kasım ayının son haftasında, Tudjman'ın hastalığı nedeniyle "yetersiz" olduğu ve görevini devam ettiremeyeceği ve geçici bir süre için görevden uzaklaşması yönündeki Anaya Mahkemesi'nin kararının ardından Devlet Başkan Vekili olarak atanmıştı. Tudjman, Hırvatistan'ın Komünist Yugoslavya rejiminden bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından beri ülkesinin başında bulunuyordu. İkinci dönem Devlet Başkanlığı'na seçilen Tudjman'ın görevi, normal koşullarda 2002 yılında sona eriyordu. Devlet Başkanı'nın ölümüyle kanunlar gereği Hırvatistan'da en geç 60 gün içinde devlet başkanlığı seçimleri yapılması gerekiyor. "Milletin Babası" lakaplı Tudjman'ın muhafazakar partisi Hırvatistan Demokratik Birliği ise yolsuzluklar ve halk arasındaki fakirlik nedeniyle büyük ölçüde popülaritesini kaybetmiş durumda.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



İran'da 4.4 büyüklüğünde deprem

TAHRAN

İran'da Hazar Denizi'nin güney kıyısındaki Mazenderan eyaletinde, önceki gün Richter ölçeğine göre 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Mazenderan Eyaleti Doğal Afetler Müdürü Rahmetullah Ahmedi, İRNA'ya yaptığı açıklamada, meydana gelen depremin, Sari ve Neka kentleri yakınındaki Hezar Jarib ve Kayser bölgelerinde etkili olduğunu söyledi. Ahmedi, depremde bir köyde 20 evin hasar gördüğünü, ayrıca bölgede toprak kayması meydana geldiğini belirtti, ancak can kaybı olup olmadığı konusunda bilgi vermedi.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Köşe yazarı, soyguncu tarafından bıçaklanarak öldürüldü

WASHINGTON

Siyasi alanda sert yorumlarıyla tanınan Philadephia Daily News gazetesinin köşe yazarı W.Russel G.Byers, dondurma aldığı marketin önünde cüzdanını çalmak isteyen bir soyguncu tarafından bıçaklanarak öldürüldü. ABD'nin Philedelphia eyaletinde, 59 yaşındaki köşe yazarı Byers'ın, evlerinin yakınındaki marketten eşiyle birlikte dondurma aldığı, daha sonra park yerinde bir soyguncunun ondan cüzdanını istediği belirtildi. Byers'ın, soyguncuyu eşinden uzaklaştırmak için itince, göğsünden bıçaklandığı ve olay yerinde hayatını kaybettiği açıklandı.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



İran'da iki yeni gazete

TAHRAN

İran'da kapatılan reformcu gazetelerin yerine iki yeni gazete yayın hayatına başladı. Kapatılması Temmuz ayında büyük gösterilere neden olan Selam gazetesinin yerini alan 'Beyan' geçen Perşembe günü, geçen ay kapatılan 'Hordad' gazetesinin yerine çıkan 'Fetih' gazetesi ise dün yayımlandı. 'Beyan', Lübnan Hizbullahının kurucularından olarak bilinen, şimdi Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi yanlısı olan eski radikal İçişleri Bakanı Hüccetülislam Ali Ekber Muhteşemi tarafından yayımlanıyor. 'Fetih' gazetesi ise geçen ay kapatılan 'Hordad'ın kardosu tarafından, 'Hordad'ın binasında çıkarılıyor. 'Fetih' gazetesi yetkilileri, yayın politikalarında 'Hordad'ın çizgisini takip edeceklerini belirtiyorlar.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Türkmenistan'da milletvekili seçimleri

AŞKABAT

Türkmenistan'da halk, milletvekili seçimleri için bugün sandık başına gidiyor. Türkmenistan Merkez Seçim Komisyonu Başkanı Muratdurdi Karriyev, tüm halkı seçimlerde oy kullanmaya çağırdı. Karriyev'in verdiği bilgiye göre, yaş ortalaması 45 ve hepsi yüksek okul mezunu olan 104 adayın 24'ünü kadınlar oluşturuyor. Seçimlere eski milletvekillerinden sadece 14'ü katılıyor. Seçimler için uluslararası gözlemciler çağırılmadığını belirten Karriyev, isteyenlerin seçimi rahatlıkla izleyebileceklerini söyledi. Türkmenistan'da 11 bin 506 seçim bölgesinde saat 08.00'de başlayacak olan oy verme işlemi saat 18.30'da sona erecek.