İşgal devletinin ezan rahatsızlığı

Siyonist işgal devletinin Çevre Bakanlığı yetkilileri, Filistinlilere ait bölgelerdeki camilerde okunan ezanların Yahudileri rahatsız ettiğini iddia ederek, ezan okunmasının engellenmesi talebinde bulundular. İsrail Çevre Bakanlığı'nın Gürültüyü Engelleme Bölümü tarafından hazırlanan bir raporda konuyla ilgili olarak şöyle deniyor: "Filistinlilerin bulunduğu bölgelerde Müslümanların camilerinin minareleri vasıtasıyla onları namaza çağırmak için okunan ezan Yahudi yerleşimcilerin rahatlarını bozmaktadır. Minarelerden yayılan görültü, İsrail'deki Müslümanların camilerinin bir parçasıdır ve müsaade edilen sınırı aşmaktadır. Böylece camilere yakın bölgelerdeki Yahudi semtlerinde oturanların rahatsız olmalarına yol açmaktadır."

İbranice yayınlanan Maariv gazetesi, konuyla ilgili olarak İsrail Çevre Bakanlığı Gürültüyü Engelleme Bölümü Başkanı Stilyan Gilber'in açıklamalarına dayandırdığı bir haber yayınladı. Habere göre, adı geçen kişi yakınlarında Yahudilerin oturduğu 24 cami çevresinde araştırma yaptırdığını ve bunların yarısında minarelerden okunan ezanın izin verilen sınırın üstünde bir gürültüye sebep olduğu neticesine vardıklarını idida etti. Aynı kişi, bakanlığının minarelerden yayılan sesin düşük tutulması için bakanlığının çeşitli girişimlerde bulunacağını da söyledi.

FİLİSTİNLİLERİN TEPKİSİ

Ancak işgal devleti yetkililerinin bu açıklamaları, Filistinliler arasında tepkiye yol açtı. Özerk yönetimin baş yargıcı Teysir Beyud et-Temimi, işgal devleti Çevre Bakanlığı tarafından yapılan ezanla ilgili son açıklamanın daha önce benzeri görülmemiş türden bir açıklama olduğuna dikkat çekerek, bu iddianın bütün ilahi dinlere ve uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu ifade etti. et-Temimi, uluslararası anlaşmalara göre işgalci devletin işgalin gölgesinde yaşamak zorunda bırakılan insanların dini işlerine karışma yetkisinin olmadığına dikkat çekti. et-Temimi, işgal yönetiminin ilk kurulduğu 1948'den bu yana Müslümanların kutsal mekanlarına ve değerlerine saldırıda bulunduğunu dile getirerek, bütün bu uygulamlarıyla Müslümanları sürekli rencide ettiğine dikkat çekti. et-Temimi, bu yönde verilen en son rahatsız edici kararın da kendilerini Süleyman Heykeli Bekçileri olarak adlandıranların Mescidi Aksa'nın mahremine girmelerine izin verilmesi olduğunu söyledi.

ŞEYH HAMİD EL-BEYTAVİ DE TEPKİ GÖSTERDİ

Aynı şekilde Filistin Alimleri Birliği Başkanı ve Şer'i Yargıtay Başkanı Şeyh Hamid el-Beytavi de İsrail Çevre Bakanlığı'nın ezanla ilgili açıklamasına tepki gösterdi. El-Beytavi, işgalcilerin ezanla ilgili açıklamalarının tüm semavi şeriatlara aykırı olduğunu dile getirerek, ezanın İslamın şiarlarından olduğunu ve ona kimsenin müdahalede bulunma hakkının olmadığını hatırlattı.el-Beytavi, ezanın engellenmesi için herhangi bir girişimde bulunulmasının şiddetli tepkilere yol açacağına da dikkat çekti.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Rusya'nın kayıpları gün yüzüne çıktı

WASHİNGTON

Çeçenistan'a üç aydan beri havadan ve karadan saldırılarını sürdüren Rusya Federal güçlerinin kayıpları gün yüzüne çıktı. Bugüne kadar verdikleri kayıplarla ilgili bütün iddiaları yalanlayan Rusya kaynaklarının aslında kayıplarını gizledikleri ortaya çıktı.

Rus birlikleri arasındaki telsiz görüşmelerini dinleyen Amerikan ordu radar birimleri, geçen hafta içinde Rusya'nın en büyük kaybını yaşadığını ortaya çıkardı. Amerikan Milli Güvenlik Ajansı tarafından Fort Meade'de kurulan bir radar trafiği takip merkezinde, bir Rus nakliye helikopteri pilotunun sesi kaydedildi. Rus pilot, merkez ile irtibatında, helikopterde en az 60 ağır yaralı Rus askeri bulunduğunu ve daha fazla yaralı alamayacağını söylüyor. Amerikan istihbarat kaynakları, görüşmenin, geçtiğimiz hafta Cuma günü cereyan eden ve Çeçenlerle Rusların yüz yüze geldikleri şiddetli çatışmalardan sonra gerçekleştiğini ifade ettiler. Rusların Çeçenistan'ın başkenti Caharkale yakınındaki mevzilerini güçlendirmek için giriştikleri saldırının yaşandığı aynı gün, komşu ülke İnguşetya İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Dudarov da, Çeçenlerin en az 200 Rus askerini öldürdüklerini açıklamıştı.

Dudarov, sözkonusu çatışmalarda, bir Rus birliğinin Urus-Martan kentinde Çeçenler tarafından kuşatıldığını, kuşatmada 200 Rus askerinin öldürüldüğünü, 50 Rus askerinin de esir alındığını, esirlerin daha sonra öldürüldüklerini ileri sürmüştü. Ancak Dudarov'un bu açıklaması Rusya Genel Kurmay Birinci Yardımcısı Valery Manilov tarafından reddedilmişti.

RUSYA'NIN EN AZ 750 ASKERİ ÖLDÜ

Amerikan istihbarat kaynakları, Rusya'nın üç aydan beri sürdürdüğü saldırılarda en az 500 askerinin öldüğünü belirtti. Dudarov'un açıklaması ile, sadece bir çatışmada Rusların kaybının 250 olduğu düşünülürse, ABD rakamlarına göre, Rusya'nın en az kaybı birden 750'ye çıkıyor.

Rusya Çeçenistan'ı işgal etmek için bölgeye 100 bin asker göndermiş durumda. Bu rakamın, Afganistan'a gönderilen asker sayısından fazla, 1994-1996 savaşı dönemindeki asker sayısının ise üç misli olduğu ifade ediliyor. Amerikan askeri istihbarat uzmanları, Rusya'nın Caharkale'deki direnişi kırarak kenti işgal etmesi durumunda bile çok şiddetli çatışmalar ve mücadale ile karşı karşıya kalacağının altını çiziyorlar.

Rusya, Çeçenistan'ın üçte birini, kuzey bölgesini şu anda işgal etmiş görünüyor. Ancak güneydeki Kafkas Dağları bölgesine girmek istemiyor. Dağlık bölgede Çeçen mücahidlerin kendi bölgeleri olduğu için daha avantajlı olduklarını ve yüz yüze çatışmalarda ve gerilla savaşında çok daha tecrübeli olduklarını bilen Rusya, tecrübesiz genç askerlerini Çeçenlerin önüne sürmek istemiyor.

RUSYA OYALIYOR

Öte yandan; Rusya Acil Durumlar Bakanı Sergey Şoygu, Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov ve Çeçen mücahidlerin lideriyle görüşmeyi arzu ettiğini söyledi.

RIA haber ajansının haberine göre, Şoygu, düzenlediği basın toplantısında, 'Bu sorunu çözmek için, şeytan da olsa herkesle görüşmeye hazırım' dedi. Rusya Başbakanı Vladimir Putin ve diğer Rus yetkililer, daha önce yaptıkları açıklamalarda, Mashadov'un görüşme isteğini reddetmişlerdi.

Bu arada Çeçen mücahidler, internet sitelerinde, başkent Caharkale'nin güneydoğusunda stratejik önemi bulunan Şali kasabasını terkettiklerini açıkladılar.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Özbekistan'da 184 milletvekili seçildi, 66'sı ikinci turda belirlenecek

TAŞKENT

Özbekistan'da 5 Aralık'ta yapılan milletvekilliği seçimlerinin kesin sonuçları açıklandı. Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Necmettin Kamilov, düzenlediği basın toplantısında, seçimlerde 184 adayın kendi bölgelerinde seçimleri kazandığını, boş kalan 66 sandalye için ise gerekli yüzde 50 barajı aşılamadığı için ikinci tur seçimler düzenleneceğini bildirdi. Kamilov, 250 sandalyeli parlamentoya girmeye hak kazanan milletvekillerinin partilere göre dağılımını, Halk Demokrasi Partisi 32, Fedakarlar Milli Demokratik Partisi 19, Adalet Sosyal Demokratik Partisi 9, Vatan Terakkiyatı Partisi 9 ve Milli Yükseliş Partisi 6 şeklinde açıkladı.

Diğer milletvekilleri, vilayet organlarınca gösterilen adaylar ve bağımsızlardan oluşuyor.

Milletvekilliği kesinleşen adaylar arasında 11 kadının bulunduğunu kaydeden Kamilov, 66 sandalyenin yeni sahiplerinin belirlenmesi amacıyla ikinci tur seçimlerin 19 Aralık'ta düzenleneceğini bildirdi.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



İsrail saldırılarında iki kişi öldü

BEYRUT

Güney Lübnan'da, İsrail'in sivil yerleşim yerleri başta olmak üzere saldırıları bütün şiddetiyle sürerken, Hizbullah, çatışmalar sırasında iki mücahidinin öldüğünü doğruladı.

Başkent Beyrut'daki Hizbullah kaynakları tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail askeri güçlerinin, önceki gün havadan ve karadan düzenlediği yoğun saldırıları sırasında Musa Ahmed (23) ile Hasan Salamah (26) isimli iki mücahidin hayatını kaybettiği bildirildi. Hizbullah'ın açıklamasını takiben İsrail yanlısı Güney Lübnan Ordusu'nun (SLA), iki Hizbullah mücahidinin Marjayun bölgesinde ölü olarak ele geçirildiğini belirtti.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



'Rusya'nın Sırplardan bir farkı yok'

WASHINGTON

Amerika'nın Sesi Radyosu'nda (VOA) bir mülakatı yayınlanan NATO komutanı ABD'li general Wesley Clark, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'in Kosova'da yapmaya çalıştığını şimdi Rusya'nın Çeçenistan'da uygulamakta olduğunu söyledi.

Pentagon'da (ABD Savunma Bakanlığı) VOA'nın muhabiri Jim Randle'nin sorularını cevaplayan, Kosova krizi sırasındaki NATO operasyonunu yöneten ABD generali Clark, Rusya'nın Çeçenistan'daki askeri saldırısı sırasındaki taktiklerini sert bir şekilde eleştirdi. Rus yetkililerin, Batı'nın, Çeçenistan'daki askeri operasyonlarından dolayı kendilerini kınamasına tepki gösterek, NATO'nun Kosova'da yaptıklarından fazla hiç birşey yapmadıklarını ileri sürdükleri hatırlatılınca, Clark'ın buna cevabı kısa oluyor; "NATO değil, esas Moskova sivillerin savaştan zarar görmemesi için çok az bir gayret gösteriyor."

Rusya'nın, NATO'nun Kosova harekatının tam aksine Çeçenistan'daki saldırılarında kent merkezlerini ve meskun bölgeleri hedef aldığını ve bu harekatın başından beri aynı yöntemi izlediğini vurgulayan Amerikalı General Clark, Kosova harekatının model olarak kullanılmadığının altını çizdi. Clark son olarak Rusya'ya, "Kosova harekatını hatırlayın. Aksi davranışları terkedin" çağrısında bulundu.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Clinton'dan Müslümanlara Ramazan mesajı

WASHINGTON

ABD Başkanı Bill Clinton, kutsal Ramazan ayının başlamasıyla ilgili olarak, ABD ve dünya Müslümanları için bir tebrik mesajı yayınladı.

Clinton, yazılı açıklamasında, İslam'ın ABD'de en hızlı yayılan dinlerden biri olduğunu vurgulayarak, 'Müslüman Amerikalıların ulusal yaşamımızın her alanına yaptıkları katkılardan gurur duyuyorum' dedi.

Müslümanların Ramazan ayı boyunca oruç tutarak dünyaya yokluk içinde yaşayanların sıkıntılarının unutulmaması, açlık ve acıların giderilmesi için birlikte çalışılması gerektiği mesajını verdiklerini kaydeden Clinton, 'Ramazan, daha uyumlu bir dünya için yenilenme sözü ve umudu getiriyor. Kur'an-ı Kerim'de yazıldığı gibi, birlikte çalışırsak, insanların sadece barışın kutlamalarını işiteceği bir dünya kurabiliriz' ifadesini kullandı.

Clinton, ABD ve dünyadaki bütün Müslümanların ve ailelerinin sağlık, refah ve mutluluk dolu bir yeni yıl geçirmelerini diledi.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Endonezya'da toprak kayması: 14 ölü

CAKARTA

Endonezya'nın Sumatra adasında meydana gelen toprak kaymasında ilk belirlemelere göre 14 kişi öldü. Polis yetkililerinin açıklamasında, günlerce süren yağmurların ardından, adanın en önemli kentlerinden Padang'a yakın bir yerde toprak kaymasının önceki gün meydana geldiği belirtildi. Yetkililer, çamur altında yaklaşık 50 kişinin daha mahsur kaldığını tahmin ediyor.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Japon balıkçı gemisi battı, 12 kişi kayıp

MOSKOVA

Bering Denizi'nde bir Japon balıkçı teknesinin batması sonucu 12 kişi kayboldu. İtar-Tass ajansı, balıkçı teknesinde 20 Endonezyalı, 15 Japon ve 1 Rus'tan oluşan toplam 36 kişinin bulunduğunu, bu kişilerden 24'ünün kurtarıldığını bildirdi.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Şanghay'da doğalgaz faciası

PEKİN

Çin'in Şanghay şehrinde dün gece bir lokantada meydana gelen doğalgaz patlamasında 7 kişi öldü, 100'e yakın kişi de yaralandı. Yeni Çin Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, lokantanın bulunduğu bina patlamada yıkılırken, dışarıda park etmiş otomobiller de hasar gördü. Patlama sırasında yoldan geçenler arasında da yararlananlar oldu. Ölenlerin ve yaralıların çoğunun lokanta çalışanları ve müşterilerden olduğu bildirildi.

Sayfa Başına Dönmek İçin Tıklayın



Amerikan askeri uçağı zorunlu iniş yaptı

KUVEYT

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir nakliye uçağının Kuveyt Havaalanı'na gövde üzerine zorunlu iniş yapması sonucu 3 Amerikan askerinin öldüğü bildirildi. Kuveyt sivil havacılık yetkilisi Züheyr El Zamel, 96 askerin bulunduğu C-130 tipi uçağın inişi sırasında 16 kişinin de hafif yaralandığını belirtti. Yaralıların hastaneye kaldırıldığı kaydedildi.